30 Eylül 2020 Çarşamba

söz

sonu başından beri belli olan bir hikayenin içinde öylece dolaştım durdum. bütün sokakları gezdim, koştum bazen yığıldım kaldım bir köşeye, hiç vazgeçmeyeceğim zannettim, öyle olmuyormuş. hep kıyısında dolaştım onun. geleceğini bilmekten ziyade öylece olduğu yerde kalmasını bile öyle seviyordum ki... bana uzak şimdi.ne yaşadıysan kendin yaşadın, bütün anlamları onun üzerine bile isteye yığdın. ben de böyle olsun istedim ya da kandırdım kendimi zaten en kolay kendini kandırmıyor mu insan? bana sarıldığı zaman ya da bir şekilde değiyorken birbirimize istedim ki böyle kalalım hep ama bilmesin ona duyduğum sevginin ne denli büyük olduğunu. tabi sonunu biliyorsun ya kendini avutuyorsun, şimdiye dek hiç özlemek nedir bilmemişim ben. dünyada ne kadar insan varsa bir şeyin özlemini duyan, o kadar özlemi taşıyorum. ama şimdi bu hikayeyi anlatmaktan, olmayacak bir şeyi yaşamaktan öyle yoruldum ki.. düşünceler yığınıyım, fazlası değil. çok bencil yaşadım ne yaşadıysam, olsun. bahsetmeyeceğim yalnızca. ne olursa olsun çok güzeldi. bana yalnızca baktı bi de arada bir herkesin söylediği alelade sözler söyledi. ben o sözleri, o sözlerin söylendiği yerleri ezbere biliyorum. ben ellerini görebildim, sana dokunabildim. o sokakları yeniden gezecek gücü bulabilir miyim? bilmiyorum. ama eğer bulursam bu sefer geçtiğim her sokaktan emin olacağım. söz.

27 Eylül 14:41

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

düğün yapan karıncalar

serin bir akşam üstünde öylece yürümek  doğru anda iyi gelecek kelimeleri bulmak heyecanla okuduğun bir kitabın sonu pencereden dışarı baktı...