Gitmek, fiziksel bir eylem değildir sadece. Anlamadıysan biraz bekle. Yağmur yağacak birazdan. Yağmur yağarken ağlayarak kendini kamufle etmeye çalışan birinin hüznü var içimde. Sessiz ol, duymasını istemiyorum kimsenin. Gitmek istiyorum buralardan ben biraz. Odamdan hiç çıkmak istememek ve buraları terk etmek. İstiyorum ikisini de. İkisi bir arada fiziken imkansız görünebilir ama değil. İkisi bir arada saçma gibi gelebilir sana ama değil. Bak, ilk yangın çıktığında, insanlar dans eden ateşin ihtişamına kapılıp üzerine koşturmuşlar ve yok olmuşlardır. Birisine inanmak ve yanılmakta böyledir ama konu bu değil. Ben konuşurken kulaklarını tıka ellerinle. Bir ağıt gibi konuşmamdan şikayet etme diye söylüyorum bunları. İçinde umudun ufak kırıntıları olan son cümlelerimi bıraktım. Konu bu değil. Gitmek istiyorum buralardan. Kaçmak da denilebilir ama ben kullanmıyorum o kelimeyi. Yenilgiler biriktirirmiş içinde tüm kaçışlar. Bu kelimeyi unutuyorum tıpkı bir anıyı unutur gibi. Gidince her şey geçer demezler çünkü gidenler dönmüyor ama unut bunu. Biz, bizi üzen kelimeleri şiirlere saklıyoruz. Aksi takdirde acıtıyor ama konu bu değil. İçimde bir şeyler var. Çekip gitme isteği doğdu bunları anlayınca, tıpkı bir çocuk gibi. Kendim gitmek. Kendimden gitmek.
Gitmek.
İstiyorum.
Sessiz ol.
Yağmur başlayacak.
13 mart
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder